Türkçe Öğretimi

Dil Öğretimi Üzerine Her Şey

Türkçe Öğretimi

Yansıtıcı Öğretim İle Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi

Özet

Bu çalışmada, Avrupa'nın kültür dokusuna yeni bir boyut katacağına inanılan Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılabilecek yöntemlerden biri olan Yansıtıcı Öğretim üzerinde durulacaktır. Yansıtıcı öğretim, ülkemizde yaygın olarak kullanılmamakla beraber, özellikle İngilizcenin yabancı dil olarak öğretiminde ve İngilizce öğretmeni yetiştirmede dünyada sıkça baş vurulan bir yöntemdir.

 

Rusya'da Türkçe'nin Eğitim Sorunları

Rusya'da Türkiye Türkçesi ülkenin büyük üniversitelerinde  Moskova Devlet Üniversitesi Asya-Afrika Ülkeleri Enstitüsü'nde, Petersburg Devlet Üniversitesi Doğu Bilimleri Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde, Moskova Devlet Linguistik Üniversitesi'nde, Moskova Devlet Uluslar Arası İlişkiler Enstitüsü'nde, Çelyabinsk Devlet Üniversitesi'nde ve başka yüksek okullarda öğretilmektedir. Adı geçen üniversitelerde Türkçe'nin eğitimi ihtisas alanları göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmektedir. Eğer Petersburg Üniversitesi'nde klasik Türkoloji uzmanlarının yetiştirilmesine ağırlık veriliyorsa, Moskova Linguistik Üniversitesi'nde çağdaş Türkiye Türkçesi tercümanı ve dil uzmanları yetiştirilmektedir. 

 

Ukrayna'da Türkçe'nin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi

Ukrayna'da Türkoloji'yi, Avrupa'da bulunduğu seviyeye çıkarma denemeleri dünya çapında ünlü doğu bilimleri uzmanı olan Ahatangel Krımskiy (1871-1945) tarafından başlatılmıştır. İlmi faaliyetlerine Moskova'da başladığı halde kendisini her zaman Ukraynalı bir bilim adamı olarak hissediyordu. Çarlık rejimi sona erdikten hemen sonra A. Krımskiy Ukrayna'ya döndü ve Milli Bilimler Akademisi'nin en ünlü ve önemli başkanlarından biri olup, Türkoloji Bölüm Başkanlığı'nı yapmaya başladı. 1918 yılında Kiev'de, sonraları Orta Doğu Enstitüsü adı verilen Doğu Dilleri Enstitüsü kurulmuştur. 1925 yılında bu enstitü Ukrayna'nın doğu bilimleri merkezi olup, sonra Harkiv'de Ukrayna Doğu Bilimleri Derneği niteliğini kazanmıştır. Onun sayesinde 1926 yılında Kiev'de üç yıllık Arapça, Farsça ve Türkçe kursları açılmış ve "Doğu Dünyası" dergisi de yayımlanmaya başlanmıştır.

 

Yabancı Ülkelerde Türkçe Öğretiminin Bazı Sorunları

 Her şeyden önce dil öğretimi sahasında uzman olmamama rağmen bu seçkin toplantıya davet edildiğim için teşekkür etmeme izin veriniz. Türkçe’nin öğretim yöntemleri konusunda bilimsel bir çalışmam yok. Fakat yıllar boyunca çeşitli ülkelerdeki Türkoloji çalışmaların sırasında topladığım izlenimlerin bazı noktaları üzerinde durmakla sempozyumumuz için faydalı olacağımı ümit ederim.
Mütevazı bildirime öz hatıralarıma bir bakış atmakla başlamama izin veriniz.
 

Makedonya Cumhuriyeti’nde Türkçe Ders Kitaplarının Nitelikleri

  Osmanlı döneminde Türkçe’ye hep yabancı gözüyle bakılmıştır. Milliyetçilik göz önünde bulundurulmadığından, Türkçe fazla önemsenmemiştir. 19. yüzyılın sonlarına doğru eğitim alanında görülmeye başlanan bazı olumlu gelişmelerde, Balkan Savaşları’yla son bulmuştur. Türkçe eğitiminin yasaklandığı iki Dünya Savaşı arasındaki dönemde Abdülhakim Hikmet Doğan’ın haftada iki ders saati okuttuğu din dersleri ile “Usul-i Cedîd” denen yeni metotlar üzerinde hazırlayıp gizli olarak el altından dağıttığı “Türkçe Dersleri (I, II, III, IV)” adlı kitapları dışında, Türkçe eğitime dair hiçbir şey yoktur. 
 

Dil ve Kültür İlişkisi: Bosna’da Türk Dili Öğretimindeki Yeri

Kültür ve dil kavramlarının birbirleriyle sıkı sıkıya ilişkili olduğu bilinmektedir. Kültür ile dil arasındaki ilişkiler, iki ayrı açıdan düşünülmüştür. Bir görüşe göre bir milletin dili, kültür tarafından tayin edilir. Diğer bir görüşe göre ise, dil kültürü tayin eder veya ona şekil verir. İki farklı açıdan ortaya konan bu görüşleri aslında, şu şekilde birleştirmek mümkün: Bir yandan dil, kültürün içinde yaşayıp gelişiyor, öte yandan kültür, ifadesini dilde buluyor. Her kültürün bir dili olduğu gibi her dilin de bir kültürü vardır. 
 

Yabancı Dil Olarak Türkçe’nin Öğrenim ve Öğretilmesi Metotlarına Dair

 Türk dili kendi kendine inkâr edilemez bir değer olduğu kadar Avrupa dilleri çiçek demetinde güzel bir güldür. Meşhur Jean Deny’nin deyimiyle “iç bünyesi billûrden yapılmış bir arı kovanını andıran” bu dil ile yıllarca süren sıkı bir temasta bulunmamın sonucunda edinebildiğim bazı tecrübelerimi nezaketli dikkatlerinize arzetmek isterdim. Bu arada ortaya çıkacak dil ve üslûp yanlışlıklarım için hoşgörünüze sığınarak şimdiden özür dilerim. Zaman sınırlılığını göz önünde tutarak, düşüncelerimi sizlere beş-altı madde halinde, kısaca takdim etmeğe çalışacağım.
 

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Karşılaştırmalı Gramerin Yeri

          Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’de Türkçe öğretimini konu alan bundan önceki sempozyumlar, T.C. Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Öğretim Merkezi tarafından Uluslar Arası Dünyada Türkçe Öğretimi Sempozyumu adıyla düzenlenmişti. Bu sempozyumlarda sunulan bildirilerin kitap halinde basılması, çeşitli nedenlerden katılamayan öğretim görevlisi meslektaşlar için sevindirici bir olaydır.
 

Türkçe Öğretiminin Önemi

         Türkiye, diğer Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında ekonomik, sosyal ve diğer alanlarda gittikçe artan bir değer kazanırken, Türk dilinin önem kazanması için aynı ölçüde çaba harcanmamaktadır. Küreselleşme çağında, ülkelerimiz arasında hem siyasi hem de bireysel düzeyde ilişkiler arttığında bu ilişkilerin büyük bir olasılıkla İngilizce veya diğer Batı Avrupa dillerinden bir tanesi ile yapılabileceği şeklinde düşünülmektedir. Halbuki Türk sosyal, siyasi ve ekonomik hayatı için yabancı dil bilenlerin varlığı ne kadar önemli ise, Batı Avrupa ülkelerinde Türkçe bilinmesi de bir o kadar önem taşımaktadır.
 

Ural Dilleri Konuşanların Türkçe Öğrenmede Karşılaştıkları Sorunlar

          Kimi dillerin birbirine benzeyişi, ortak bir ana dilden gelmiş olmalarıyla açıklanır. Türkçe’yi de içine alan geniş “nostratik” kuramla, Hint-Avrupa, Sami, Hami, Ural, Altay, Dravida Kartvel ve Eskimo-Aleut dillerinin kök birliği kanıtlanmak istenmiştir. Ural-Altay makro dil topluluğu kuramına göre ise Ural, yani Fince, Estonca, Mordvaca, Laponca, Macarca, Ob Ogurcası, Samoyetçe vb. ve Altay, yani Türk, Moğol Mançu ve Tunguz dilleri için bir kök ortaklığı tasarlanmıştır.
 
Sayfa 1 > 3