Kültür ve Dil- Begimay Cumaşova

       Biz sürprizlerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. Her gün farklı farklı şeyler oluyor. Bir gün başka güne hiç benzemiyor. Ama hayatımız neyin sayesinde ilginç oluyor? Hepimiz ağlarız, güleriz, seviniriz, üzülürüz. Hayatımız duygularla dolu. Asıl bu duygular sayesinde hayatımız  daha ilginç oluyor. Fakat bizim bu sevinçlerimizin, üzüntülerimizin sebebi var mı? Evet, var. O sebebin adı insandır.  İnsan olmasa hiç bir şey olmazdı, ne sevgi ne nefret, hatta  böyle kelime olmazdı. Söylediğim duygular neden peyda olur? İnsanlar arası ilişkilerden ilişkiler ise konuşarak kurulur. Kuşkusuz konuşmak için dil gerekir.

      İnsanlar topluluk biçiminde yaşamaya başladıklarında, o topluluğu oluşturan bireyler ortak bir biçimde uymaları, paylaşmaları gereken kimi kurallar,  ilkeler, ortak inançlar, görüşler ve benzeri özellikler oluşturmuşlardır. Buna uzlaşma denir. Ve bu uzlaşmaların içinde en önemli unsurlardan biri de dildir. Bence dil uluslararası bir köprüdür. Dünyada ne kadar ulus yaşıyorsa o kadar dil var, o kadar kültür var.

     Dille kültür arasında sıkı bir ilişki vardır, ikisi de birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturur. Dil oluştuktan sonra kültür hep dilin egemenliğinde olmuştur. Bu sebepten dil ile kültür arasındaki ilişki eytişimseldir. Çünkü bu ikisi birbirini hem tamamlar hem de karşılıklı etkiler. Kültürün dili yarattığı kadar dil de kültürü yaratır.

     “Dil, kültür”... Ben önceden bunlara hiç önem vermiyordum, düşünmüyordum bile. Bir halk için dilin ve kültürün ne kadar önemli olduğunu şimdi anlıyorum.           Büyüdükçe   halkımızın kültürün değerlendirmeyi öğrendim. Kültürümüzü korumak, saklamak çok önemlidir. Çünkü onu bizden sonraki nesillere aktarmalıyız, yoksa onlar geçmişsiz kalacak. Geçmişsiz ise geleceği kurmak mümkün değil.

       Kendi kültürümden bahsedeyim. Kültürümüzdeki benim en çok hoşuma giden şey bizim milli kıyafetlerimizdir, boz üyelerimiz. En çok kültürümüzün ruhunu ne zaman hissediyorum, biliyor musunuz? Nevruz bayramında. Herkes milli kıyafetleri giyiyor, sümelek yapıyor, şarkı söylüyor.

       Kültürümüz bize atalarımızdan kalmıştır. Ama nesilden nesle bu kültür yavaş yavaş yok oluyor bir gün tamamen yok olacak diye korkuyorum. Dünyadaki bütün halklar dillerinin, kültürlerinin yok olmaması için çalışmalı. Bunun uğruna çalışmazsak, çocuklarımızın ne geçmişi ne de geleceği olacak. Dilimize, kültürümüze sahip çıkalım ve onları geliştirelim, millet olmanın gerçeği budur.  

Yazan:Begimay Cumaşova

Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi

Okuman:Recep Yürümez

Konu: Kültür ve dil ilişkisi nasıl olur? Bu konudaki düşüncelerinizi yazınız. 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR