Dil Öğretimi Üzerine Her Şey
| Kırgızca ve Türkiye Türkçesinde Çeviri Sorunlarına Genel Bakış |
|
Kırgızca ve Türkiye Türkçesinde Çeviri Sorunlarına Genel Bakış A. GİRİŞ Bilgi edinme, teknoloji transferi, kültürel aktarım, ithalat ve ihracatın daha geniş boyutlarda yapılması, dışa açılım sonucunda kaliteli ve profesyonel çeviriye duyulan ihtiyaç katlanarak artmaktadır. Neden? Bu soruya aşağıda ayrıntılı olarak cevap verilecek ve tercüme ya da akraba diller arasındaki aktarma sorunlarının genel değerlendirmesi yapılacaktır. Türk yazı dilleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar özellikle 1991 yılından itibaren Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarıyla birlikte gelişen ilişkilerle birlikte daha çok araştırma ve inceleme konusu olmaya başlamıştır. Bu alanda yapılan araştırma ve çalışmaların yeterli olduğunu söylemek henüz mümkün değildir. Türk lehçelerinin ortak veya farklı dil özelliklerinin düzenli olarak sınıflandırılmasının lehçeler arası karşılaştırmalı çalışmalarda, çevirilerde, dil öğretimi alanında ve ortak iletişim dilinin oluşma sürecine katkısı olacaktır.
B. KONUNUN ÖRNEKLERLE YORUMU 1991 yılında iki kutuplu dünyada SSCB’nin dağılması sonucu bağımsızlığını kazanan Kırgızistan ile Türkiye Cumhuriyeti arasında başlayan ikili ilişkiler bugüne kadar çok yönlü ve çok çeşitli alanlarda devam etmektedir. Bunların başında eğitim ve kültür alanındaki ilişkiler yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Kırgızistan’da açtığı orta ve yüksek öğretim kurumlarının yanı sıra özel öğretim kurumlarının yaygın ve etkin rol oynadığı dikkat çekmektedir. İkili ilişkileri anlamlı kılan projelerden biri de Türkiye’de eğitim gören Kırgız vatandaşı öğrenciler ile Kırgızistan’da öğrenim gören Türk vatandaşlarıdır. Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ebedi dostluk ve kardeşlik anlaşmasının en önemli temel aracı Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesidir. Bu kurumların ve öğrenci değişim projelerinin ilişkileri geliştirdiği muhakkaktır, ancak; insanlar arasında iletişimin temel aracı olan dil konusunda neler tartışılıyor, tartışmaların temelinde nelere yer veriliyor veya nelerin göz ardı edildiğini görüyoruz. Bize göre Türk lehçeleri ya da Türk yazı dilleri arasındaki anlaşma oranlarının konuya ve konuşulacak temaya, üsluba da çok bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Yeni dünya düzeni içinde kardeş cumhuriyetlerin bağımsızlığıyla birlikte karşılaştığımız Türk edebi yazı dillerini anlama ve bu dilleri konuşanların diğer kardeş dillerle bilinen ifadeyle Türk lehçeleri arasındaki anlama ve anlaşma düzeyleri hakkında uzun yıllar tartışmalar süregeldi. Anadil Türkçe’ye bağlı olarak dil, lehçe, şive tartışmalarını bir kenara bırakarak bu lehçeler arasındaki anlaşma oranlarının düşüklüğü ya da tercüman ihtiyacı duyulan durumlarda “dil mi, lehçe mi, şive mi?” sorusunun cevabı da açıkça ortaya çıkacaktır. Ancak iki lehçe (Türkiye Türkçesi ile Kırgızca) arasında ne gibi sorunlarla karşılaşıldığını değerlendirmek gerekiyor. Çünkü akraba diller arasında sesteş kelimelerin başka anlamlarda kullanıldığı, farklı kelimelerin ortak anlamda kullanıldığı veya yabancı dillerden alıntı kelimelerin her iki lehçede yine benzer ya da farklı anlamlarda kullanıldığına tanık olmaktayız. Bunların dışında yazı dili üslubunun farkı, bazı yabancı dillerin etkisiyle oluşmuş kalıp sözlerin Kırgızca’dan Türkçe’ye aktarımı esnasında karşılaşılan sorunların önemli bir bölümünü teşkil ediyor. Türkiye Türkçesi ile Kırgızca arasında karşılıklı çevirilerde karşılaşılan genel sorunları maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz: Kırgızca ve Türkiye Türkçesinde aynı ses özelliklerine sahip olup farklı anlamlara gelene kelimeler yani genel anlamda akraba diller arasında en çok yanılgıya sebep olan kelimelerdir. Bu kelimeler tuzak sözler olarak da adlandırılabilir. Bu tuzak sözlere şu sözleri örnek verebiliriz.
Canı(yeni) cılınızdar(yılınız) menen (ile): “Yeni yılınız ile.” diye bir kalıp söz diğer söylenişiyle ilişki sözü karşımıza çıkıyor. Bu kalıp sözle bir yeni yıl kutlaması ifade ediliyor olsa da Türkiye Türkçesinde asla böyle bir yapı veya kullanım söz konusu değildir. Kırgızca’daki “Жаны жылыныздар менен”(Canı cılınızdar menen”) kalıp sözü tamamen Rusça’daki “ С новом годом” (“S novom godom”) kalıp sözünün tercümesi olduğu dikkati çekmektedir.
Dikkat edilirse yukarıdaki vedalaşmayla ilgili sözlerde çeviri sorunu görülmüyor. Bu durum akraba olan edebi yazı dilleri arasında öğrenme kolaylığını da gösteriyor.Bunların dışında Hoşça kalın yerine Allahaısmarladık dendiği zaman iş değişiyor. Allah ve ısmarlamak sözlerini kalıp söz olarak algılamayıp düz mantıkla Kırgızcaya yapılacak çeviride karşımıza çıkan söz şu olacaktır: “ Kudayga tapşırdık.” Bu söz ise Allaha havale etme anlamı taşıdığından bir vedalaşmada kullanılan kalıp söz olarak kabul edilmez. Son yıllarda vedalaşmalarda kalan da giden de “Hoşça kalın!” demektedir. Bu kullanım maalesef yaygınlaştı ve bir çok dizi filmde ya da televizyon programlarında, genel olarak medyada sıkça kullanılmaktadır. Ayrılan kişinin kalanlara “Hoşça kalın.” demesi doğrudur ancak, kalanın “Hoşça kal!” demesi son derece saçma ve mantıksızdır.Bu yanlış kullanımkötü çevirilerden dilimize girdiği bilinmektedir. Başka dillerde giden de kalan da aynı sözü tekrarlar. İngilizcede “A: Goodby, B: Goodby” Rusçada Dosvidanya, denmektedir. Kırgızca’da ise “Cakşı kalınız.” diyen kişiye “Cakşı barınız.” denmektedir. Gideni ve kalanı ayırt edici bir sözdür. Kırgızca’dan Türkiye Türkçesine bu kalıp sözlerin çevrisi yapılırken Cakşı kalınız: Hoşça kalın(ız), Cakşı barınız: Güle güle.”biçiminde olmalı. Minnettarlık belirtmede kullanılan kalıp sözler:
“Çok teşekkür ederim.” kalıp sözü Kırgızcada “ çon ( büyük) rahmat( teşekkür)” biçiminde aktarımı yapıldığında “Büyük teşekkür.” Türkiye Türkçesine göre anlamsız bir ifade çıkmaktadır. Burada miktar bildiren çok yerine çon: büyük kelimesi yer almaktadır. Bu da daha fazla Rusçadaki “Sposiba bolşoy”sözünün çevirisi olduğu anlaşılmaktadır. Sağ ol(un) kalıp sözündeki sağ kelimesini bir Kırgız diri veya yön adı olarak kullandığı takdirde büyük bir yanılgıya düşer. “Sağ” kelimesine yakın ses özelliklerine sahip Kırgızcada “soo” kelimesi vardır, diri ve sağlıklı anlamındadır. Türkiye Türkçesinde Sağ ol(un) sözünün karşılığında “Rahmat” sözü ise TT’de “rahmet” kelimesine benzer nitelikte duyulduğunda yağmur, bolluk, bereket anlamlarını da çağrıştırır. Oysa bu söz Kırgızcada sadece teşekkür anlamında kullanılır.
Kimi kalıp sözlerin tam karşılığı bulunmadığından benzerleri kullanılmaktadır veya başka bir açıklama sözüyle karşılamak zorunda kalınabiliyor, kimi zaman da yan anlamlarıyla karşılık bulmak mümkündür. ***Bu yazı 3799 defa okunmustur.*** |