Урок 24. Разговор о покупках

Разговор о покупках

Ольга: Mağazadan yeni bir şeyler aldın mı?

Ты купил в магазине что-нибудь новое («новые вещи»)?

Антон: Bir spor ayakkabı aldım.

Я купил спортивную обувь.

Ольга: Yeni bir elbise almadın mı?

Ты не купил новый костюм?

Антон: Hayır, sen bir şey aldın mı?

Нет, а ты купила что-нибудь?

Ольга: Ben bir bluz ile etek aldım.

Я купила блузку и юбку.

Антон: Bir giy de görelim.

Надень, давай посмотрим.

Ольга: Sonra giyerim. Sürpriz olur.

Потом надену. Будет сюрприз.

Антон: Ben sürprizleri severim.

Я люблю сюрпризы.

Ольга: Senin ayakkabını görebilir miyim?

Могу я увидеть твою обувь?

Антон: Ben de sonra giyerim. Sürpriz olur.

Я тоже потом надену. Будет сюрприз.


24А В ювелирном магазине

Катя: Bir kolye rica ediyorum.

Я хочу купить колье («просьбу делаю»).

Продавец: Nasıl bir kolye istersiniz?

Какое колье вы хотите?

Катя: Altın bir kolye.

Золотое колье.

Продавец: Bu altın kolye. Yüzük, bilezik ister misiniz?

Это золотое колье. Вы хотите кольцо, браслет?

Катя: Bu kolye kaç ayar?

Какой пробы это колье?

Продавец: Bu kolye on sekiz ayar altın.

Это колье восемнадцатой пробы.

Катя: Buna uygun küpe var mı?

Есть ли к нему подходящие серьги?

Продавец: Buna uygun güzel küpeler var.

Есть красивые подходящие серьги.

Катя: Bir de pırlanta kolyelere bakabilir miyim?

Могу я ещё посмотреть на бриллиантовое колье?

Продавец: Elbette. Elmas, zümrüt her türlü kolye var.

Конечно. У нас есть различные алмазные, изумрудные — всякие колье.


kuyumcu ювелирный магазин

pırlantа бриллиант

elmas алмаз

zümrüt изумруд

her türlü любого вида, различные


Грамматика

Вопросительная частица : mı (mi, mu, mü)


Anton evli mi? — Hayır, Anton evli değil. (женат)

Anton bekâr mı? — Evet, Anton bekâr. (холост)

Anton öğrenci mi? — Hayır, Anton öğrenci değil. (учащийся)


Erol öğrenci mi? — Hayır, Erol öğrenci değil.

Erol doktor mu? — Evet, Erol doktor.

Erol evli mi? — Hayır, Erol bekâr.


Olga öğretmen mi? — Hayır, Olga öğrenci.

Olga nişanlı mı? — Hayır, Olga nişanlı değil.

Olga erkek mi? — Hayır, Olga erkek değil.


Arzu öğrenci mi? — Hayır, Arzu öğrenci değil.

Arzu öğretmen mi? — Evet, Arzu öğretmen.

Arzu bekâr mı? — Evet, Arzu bekâr.


Var, Yok (есть, нет)

Слова "var, yok" склоняются так же как и существительные-сказуемые. Эти слова имеют очень широкое применение в турецком языке.


Ben varım yokum
Sen varsın yoksun
O var yok
Biz varız yokuz
Siz varsınız yoksunuz
Onlar varlar yoklar

Слова "var" и "yok" чаще всего используются для З-го лица единственного числа.


— Altın kolye var mı?

— Altın kolye yok, elmas kolye var.


— Pırlanta küpe var mı?

— Pırlanta küpe var.


— Gümüş bilezik var mı?

— Hayır, gümüş bilezik yok.


Упражнения

1) Пожалуйста, ответьте на вопросы.

— Mağazadan yeni bir şeyler aldın mı?

— Bir bluz ile etek aldım.


— Mağazadan ne aldın?

— Ne renk bluz aldın?

— Ne renk etek aldın?

— Ne renk ayakkabı aldın?

— Kaç numara gömlek aldın?

— Kaç numara ayakkabı aldın?

— Çorap aldın mı?

— Bluzunu şimdi giyer misin?


2) Пожалуйста, ответьте на вопросы.


— Altın kolye var mı?

— Hayır, altın kolye yok.


— Elmas kolye var mı?

— Zümrüt yüzük var mı?

— Yirmi dört ayar bilezik var mı?

— Kolyeye uygun küpe var mı?

— Pırlanta kolye var mı?

— Gümüş kolye ve bilezik var mı?


Троя

Truva, Ege kıyılarındadır. Çanakkale'ye 30 km. uzaklıktadır. Homeros'un İliada adlı destanında geçen ünlü Troya Savaşı burada olmuştur.

Akhalılar ile Troyalılar arasında geçen bu savaş on yıl sürer. Savaş uzayınca Akhalılar tahta bir at yaparak içine gizlenirler. Troyalılar Akhalıları gitti sanarak tahta atı içeriye alırlar. Akhalılar gece yarısı tahta atın içinden çıkarak kalenin kapısını açarlar. Böylece Troyalılar savaşı kaybederler.

Troya hazinelerini Alman arkeolog Schliemann bulmuştur. Troya harabeleri arasında antik bir tiyatro ve Roma hamamı görülmeye değer önemli eserler arasındadır.


Kıyı — берег, adlı — называемый, имеющий имя (ad — имя), destan — эпос, сказание, geçen — происходивший (geçmek — проходить, происходить), Akhalılar — ахейцы, sürmek — тянуться, продолжаться, savaş uzayınca — (поскольку) война затянулась (uzay — пространство), tahta — древесина, доска, at — конь, gizlenmek — прятаться (gizli — тайный), gitmek — уходить, sanmak — полагать, думать, gece yarısı — полночь (yarı — половина), çıkmak — выходить, kale — крепость, kapı — ворота, açmak — открывать, böylece — таким образом, kaybetmek — терять, проигрывать, hazine — казна, сокровища, bulmak — находить, harabeler — развалины, hamam — баня, görülmeye değer — осмотра достойные, eser — произведение.

Top