Hayal - (Мечта)

Evde yalnız bulunduğu bir gün (однажды, когда Ходжа остался дома один; ev — дом, bulunmak — быть, находиться) Hoca'nın canı şöyle mis gibi bir çorba çeker (Ходже очень захотелось вкусного супа: «душу Ходжи вкусный суп привлекает»; can — душа, mis gibi — очень вкусный /хорошо, вкусно пахнущий/, çorba — суп, canı çekmek — желать, хотеть, çekmek — тянуть). Kendi kendine söylenir (сам себе говорит; söylemek):

— Şöyle (вот такой) tavuk suyu ile yapılmış (на курином бульоне сваренный; tavuk — курица, su — вода, yapmak — делать, yapılmak — быть сделанным), bol limonlu (обильно политый лимоном; bol — обильно, много, limon — лимон) bir şehriye çorbası (суп-лапша; şehriye — лапша) olsaydı (был бы; olmak), der (говорит; demek).

Tam bu sırada (как раз в этот момент) kapı çalınır (стучат в дверь; kapı — дверь, çalmak — стучать, звонить), elinde boş bir kâse ile gelen (с пустой чашкой в руке пришедший; el — рука, boş — пустой, kâse — чаша, чашка, gelmek — приходить) komşu çocuğu (соседский ребенок; çocuk — ребенок):

— Annem çok hasta (моя мама очень больна; anne — мама) da sizden biraz çorba istedi (и просит: «захотела» у вас немного супа; istemek — просить, хотеть) Hocam, der (говорит).

Hoca başını sallayarak söylenir (Ходжа, качая головой, говорит; baş — голова, sallamak — качать, söylemek — говорить):

— Fesuphanallah! (о Боже!) Bizim komşular (наши соседи; komşu — сосед) hayalin bile kokusunu alıyorlar... (даже воображаемый запах чувствуют; hayal — мечта, воображаемое, koku — запах, almak брать, получать)

Hayal

Evde yalnız bulunduğu bir gün Hoca'nın canı şöyle mis gibi bir çorba çeker. Kendi kendine söylenir:

— Şöyle tavuk suyu ile yapılmış, bol limonlu bir şehriye çorbası olsaydı, der.

Tam bu sırada kapı çalınır, elinde boş bir kâse ile gelen komşu çocuğu:

— Annem çok hasta da sizden biraz çorba istedi Hocam, der.

Hoca başını sallayarak söylenir:

— Fesuphanallah! Bizim komşular hayalin bile kokusunu alıyorlar...

Yorum ekle


Top