Hoşafın Yağı Kesilmek ve Kazan Kaldırmak

Osmanlı döneminde Yeniçeriler yine bir isyan çıkartıyorlar, kazan kaldırıyorlar. Padişaha haber gidiyor, ''Gidip bakın bakalım neymiş bu kez dertleri'' diyor padişah. Görevlendirdiği kişiler, yeniçeri ocağına girip, Başçeri ile konuşuyorlar. Başçeri diyor ki, ''Yemeklerimiz kötüleşti. Artık eskisi gibi bize değer verilmiyor, yemeklerimizin malzemesi eksik, devlet bu kadar fakir mi ki, hoşafımızın yağını kesti? ''

Haber aynen padişaha iletiliyor. Yeniçerilere yemek yapan aşçıbaşı çağrılıyor. Padişah, ''Siz ülke için savaşan, topraklarımızı genişletip koruyan Yeniçerileri nasıl beslemezsiniz, hoşaflarının yağını nasıl kesersiniz, bre kâfirler!'' diye azarlıyor aşçıları ve aşçıbaşını.

Aşçıbaşı diyor ki; '' Aman padişahım, ne dersiniz? Hoşafta yağ olmaz. Çeriler kazan kaldırmak istemiş, bahane üretirler'' Padişah ikna olmuyor. Durumu derinlemesine incelettiriyor. Önce yeniçerilere yemek yapan aşçının emekli olduğu anlaşılıyor, yaşlı aşçı evden apar topar getirilip mutfağa sokuluyor. “Yap şunlara bir hoşaf!” diyorlar. Yeni aşçılar da öğrenmek için etrafına diziliyorlar. Yapıyor yemekleri yaşlı aşçı...

Ve durum ortaya çıkıyor. Yaşlı aşçı önce pilavı koyuyor kepçeyle, sonra da hoşafı. Pilavın kaşığındaki yağ hoşafa geçiyor veya pilav yaptığı aynı kazanda hoşafta yapıyor., yeniçeriler hoşaf üzerinde gezinen yağa alışıklar ya, sanıyorlar ki yeni aşçılar emir aldı saraydan, mutfağın masrafları ondan dolayı kısıtlandı..Kazan kaldırmak deyimi de buradan geliyor

Top